Karaktere Hegel’den Bakmak [sunum dosyası ve Tinin Fenomenolojisi kitabıyla]

Karaktere_Hegel'den_Bakmak

17 Aralık 2013 Salı günü Dil-Tarih Tiyatro Bölümü’nde karakter kavramına Hegel’den baktık

DTCF Tiyatro bölümü Disiplinlerarası Karşılaşmalar organize ediyor. Okulun bir öğrencisi olarak bunlardan birine çağrılmak benim için ne güzel onur…

Geçen yıl Siyasal’daki bir doktora dersinde Hegel’i ayrıntılı olarak sunmuştum. Tiyatro ve genel olarak drama, Hegel’den bakıldığında kavrayışın derinleşeceği alanlar olarak kalmıyor, buralardan bakınca Hegel de daha iyi anlaşılıyor. Bu yüzden bu bahsettiğim sunumda da epey dramatik tartışmalara girmiştim. Ama Tiyatro Bölümü’nde bu tartışmalara girmek tabii çok daha ilginç olacak.

Neler konuşacağız?

karakter-hegel

25 Aralık 2013’te İzmir‘de Hegel konuştuk, biz sunumu bitirmeden hükümet krizi çıktı. Demek Lenin konuşsaydık devrim olacaktı.

“Spoiler” vermek istemem ama konuşmamızın -başlığı üzerinde- iki temel meselesi var:

  • Drama, edebiyatta ve hatta belki de gerçek hayatta kullanıldığı anlamıyla karakter
  • Tinin Görüngübilimi‘nde, özellikle de başında ve sonunda Hegel

Tartışmamız asıl olarak Hegel üzerine olacak. Hegel’in Görüngübilim‘deki ilk bölümde yer alan Bilinç ve Özbilinç serimlerine özel olarak odaklanacağız. Çünkü bu bölümler kitabın bütününü ve Hegel felsefesini anlamak açısından kilit önemde. Edebiyat ve tiyatronun gözde temalarından olan Köle-Efendi Diyalektiği‘ne de elbette geleceğiz.

Ardından büyük bir sıçramayla kitabın son bölümüne ulaşacağız: Çünkü bu bölüm sanatı, özelde de tragedya ve komedyayı en çok ayrıntılarıyla tartışan bölüm. Hem tartışma mekanımıza uygun hem benim ilgi alanlarıma. Ayrıca itiraf nokta kom: orta bölümü bu saydığım bölümler kadar etüt etmedim. Buralardan fazla soru sormayın, sorarsanız Süreyya Hoca’ya sorun!

Asıl odağımızda Hegel olacak, ama dramaya da gireceğiz. Romeo ve Jülyet ve Nora gibi oyunlardan, Bir Ayrılık, Pi’nin Yaşamı gibi filmlerden, hatta Anna Karenina‘dan bahsedeceğim, ama hiçbirini bilmek şart değil. Zaten ben de olaylar dizisine bakmasam unutuyorum. Bunlar genel örnekler olacak, asıl meselemiz Tin’in de bir karakter olduğu olacak.

50’yi aşkın slaytım var. Bu kadar sürede bunca şeyi nasıl anlatacaksın derseniz, “Deneyeceğim” derim. Belki biraz uzayabilir ama bir taahhüdüm var:

Sıkılmamak ve anlamak garanti

Ne anlayacağınızı bilemem, orası ayrı, ama bir şeyler anlaşılacak.

Temsili çikolatalı gofret.

Temsili çikolatalı gofret.

Sonuçta dinleyenler arasında Hegel’i benden çok daha iyi bilenler olacaktır. Ben hepimizin bildiğine -evet, Hegel’i hiç okumasanız bile Hegel’i biraz bilirsiniz, çünkü aslında çok kadim bir bilgelikten bahseder- bir başka açıdan bakmaya çalışacağım.

Sıkılırsanız ya da benim baktığım perspektifi anlamazsanız (genelde bu ikisi birlikte gider) çaylar benden. Ha, sözümü tutarsam çaylar sizden, üstüne bir de çikolatalı gofret isterim.


Sunumlar ve dosyası (PDF)

Kaynak indir

Hegel Sunumu (~24 MB)

Kaynak indir

Hegel: Tinin Fenome-nolojisi (Türkçe’nin Yardımlı Lehçesiyle)

Sunumları DTCF’de 25-30 kadar arkadaşımız ve hocalarımız izledi. DEÜ GSF’de (*) sunum başladığında bundan biraz daha fazla, bittiğinde ise biraz daha azdı. İnsanlar ana hatlarıyla sıkılmadıklarını ve anladıklarını söylediler, dolayısıyla sözümü tutmuş görünüyorum ama konuşmaların sonunda konuşmacılara gösterilen hoşgörü hep yüksektir. Bir iki gofret aldım ama ben herkese yetecek kadar gofret bekliyordum. Biraz daha çalışmam lazım.

Konuşmada kullandığım slaytlara ilişkin birkaç istek aldım. Bunu yoğun istek kabul ediyor ve solda, sunumu PDF olarak paylaşıyorum. Onun yanında da UNESCO’nun korunması gereken diller arasına alması gereken Türkçenin Yardımlı Lehçesiyle bir Tinin Fenomenolojisi (Tinin Görüngübilimi) PDF’si var. Güle güle okumalar… (İkincisini okurken kimsenin güleceğini pek sanmıyorum) Yeni ders notları ve tiyatro kaynaklarından haberdar olmak için @prometeatro twitter hesabını takip edebilirsiniz.

(*) DEÜ GSF’den tüm arkadaşlara, bilhassa afişi hazırlayan Talha’ya ve sunumu GSF’ye taşıma fikriyle gelen ve ortalığı organize eden Emel’e ve çalışma arkadaşlarına, bu arada “Kim la bu adam?” sorusuna kısa bir cevap vererek sunumu başlatan Burak’a ve büyük bir Hegelyen coşkuyla gelerek beni de coşkulandıran tüm katılanlara gani gani teşekkür ederim.

Reklamlar

About Barış Yıldırım

1975 doğumlu, Dersimli. Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro/Dramatik Yazarlık bölümünden mezun oldu. ODTÜ Felsefe Bölümü’nde ‘Marx’ta İçerik ve Biçim’ adlı tez çalışması ile yüksek lisans eğitimini tamamladı. Şu an Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde Siyaset Bilimi ve DTCF’de Tiyatro bölümünde doktora eğitimini sürdürmekte. Çevirmenlik, senaristlik, bestecilik ve yazarlık yapıyor. İngilizce ve İspanyolcadan yayımlanmış çeşitli çeviri kitaplarının, derleme kitaplara yaptığı katkıların yanı sıra Dünden Yarınları Görebilenlerimize isimli bir şiir kitabı, çeşitli albümlerde şarkıları var. Tiyatro, sinema, edebiyat, kültür, felsefe ve siyaset konulu yazılar yayımladığı dergi, gazete ve internet portalleri arasında Fraksiyon, Sendika, Bianet, Mimesis, Sahne, Red, Mesele, Evrensel Kültür, Katık, Altyazı, Rh+, Radikal, Evrensel, Birgün, Özgür Gündem, Kampfplatz, MRZine bulunuyor.
Bu yazı Duyuru, Estetik, Kitap Özetleri içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s